17 Ağustos 2010 Salı

Formula 7 kullanırken bol su içmemiz gerekiyor mu?

Formula 7 kullanırken bol su içmemiz gerekiyor mu?
Günlük 7 büyük bardak sıcak su almanızın zayıflamanızın üzerinde olumlu etkileri olacaktır.

Tiroit Hastaları Formula 7 kullanabilir mi?
Formula 7 içerisindeki tere tohumu tiroit bezinizin çalışmasını hızlandırır. Hipotiroit hastaları üzerinde olumlu etkileri olabilecektir. Tiroit ile ilgili farklı problemi bulunan kişilerde doktora danışılmadan kullanılmaması gerekmektedir.

Diabet (şeker) hastaları Formula 7 kullanabilir mi?
Formula 7 içerisindeki Krom GTF kan şekerinin düşürülmesine yardımcıdır. Hipoglisemi hastalarında kullanımı önerilmemektedir. Şeker hastalarının Formula 7 kullanması şeker düzeylerinin kontrol altına alınmasında yardımcı olabilecektir.

Hamileler veya emziren anneler Formula 7 kullanabilir mi?

Hamileler veya emziren anneler Formula 7 kullanabilir mi?
Hamilelik ve emzirme dönemleri özel dönemler olduğu için herhangi bir ürün kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Hamilelik ve emzirme dönemlerinde hiçbir ürünün kullanılmamsını tavsiye etmekteyiz.

Formula 7 kullanırken egzersiz ve ekstra diyet yapmalı mıyım?
Ürün gün içinde tokluk hissi verdiğinden ekstra bir diyet yapmanıza gerek yoktur. Bu doğal diyeti 30 dakikalık bir yürüyüş ile desteklerseniz ürünün etkisi arttırmış olursunuz.

Formula 7 bölgesel zayıflamaya yardımcı olur mu?
Formula 7 , vücuttaki yağ metabolizması üzerinde etkili bir üründür. Yağ dokusunun yoğun olduğu bölgelerde etkisi daha fazla görüleceğinden bölgesel olarak etki görebileceğiniz bir üründür.

Formula 7′yi ne kadara süre kullanabilirim?

Formula 7 ‘yi ne kadar kullanmalıyım?
Formula 7 ideal kilonuza ulaşana kadar kullanabileceğiniz bir üründür. Dr. Ender Saraç tarafından hastalarına minimum 3 aylık bir kür olarak önerilmektedir. Bu kür sayesinde kişiler sağlıklı olarak ideal kilolarına ulaşabilmektedir.

Formula 7′yi ne kadara süre kullanabilirim?
Formula 7‘yi aralıksız 6 ay kullanabilirsiniz. 6 ay sonunda 1 aylık ara vermeniz faydalı olacaktır.

Formula 7 ile 1 ayda kaç kilo verebilirim?
Formula 7 kullanıcıları Şubat 2009 itibariyle 15.000 kişiyi geçmiştir. Bu kişilerde %90′a varan olumlu sonuçlar görülmüştür. Kişilerin metabolizmasına, beslenme ve egzersiz alışkanlıklarına bağlı olarak değişen sonuçlar 1-8 kilo arasında değişmektedir. Ürün ile birlikte yapacağınız basit beslenme ve egzersiz programları sayesinde ürünün etkisini artırabilirsiniz.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Kadınlarda aşırı kilo, rahim kanseri nedeni

Aşırı kiloların bir zararlı etkisi daha: rahim kanseri.

Kadınlarda meme ve rahim kanserine yakalanma oranının son yıllarda oldukça arttığı, rahim kanserinin en önemli nedenlerinden birinin ise aşırı kilo olduğu bildirildi.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Çelik, AA muhabirine yaptığını açıklamada, kanserin Türkiye'de kalp hastalıklarının ardından en fazla öldürücü etkiye sahip ikinci hastalık olduğuna dikkati çekti.

Kadınlarda en çok görülen kanser çeşidinin meme kanseri olduğunu belirten Doç. Dr. Çelik, bunları sırasıyla akciğer, bağırsak, mide ve rahim kanserinin izlediğini ifade etti.

Kansere yakalanmanın birçok nedeni olduğunu söyleyen Doç. Dr. Çelik, ''Bunların arasında sigara, radyasyon, enfeksiyonlar, hormonlar ve çevresel faktörler gibi etkenler yer alıyor. Tüm kanser çeşitleriyle mücadelede en önemli şey ise düzenli kontrol, erken teşhis ve tedavidir'' dedi.

Kadınlar için en tehlikeli kanser çeşitlerinden birinin de rahim kanseri olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çelik, şunları kaydetti:
''Kadınlarda meme ve rahim kanserine yakalanma oranı son yıllarda oldukça arttı. Rahim kanserinin en önemli nedenlerinden biri de şüphesiz aşırı kilodur. Kilolu kişilerde dengesiz olarak artan kadınlık hormonu (estrojen) bu kanserin en önemli nedenidir. Aynı zamanda kansere yakalanmada genetik etkenler de oldukça önemli. Dengesiz beslenme ve stres gibi etkenleri de kanser nedenleri arasında gösterebiliriz.''

Birden fazla partnerle ilişkide bulunulması halinde rahim ağzı kanserine yakalanma olasılığının arttığını bildiren Doç. Dr. Çelik, rahim ağzı kanserinin gelişmesinin, tedavi ile yüzde 90 engellenebileceğini söyledi.

EV KADINLARININ TARZI

Metabolik Sendrom Sempozyumu Bilimsel Düzenleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Temizhan da, Türkiye'de şişmanlık ve obezite oranının yüzde 30.4'e çıktığını, kilo problemi yaşayanların da, nüfusun yüzde 36'sına ulaştığını bildirdi.

Şişman, obez ve kilo sorunu olanların toplamının, toplumun yüzde 66'sına tekabül ettiğine işaret eden Temizhan, ortaya çıkan yüzde 66'lık oranının ABD ile aynı noktaya geldiğine dikkati çekti.

Doç. Dr. Temizhan, şunları söyledi:
''Ülkemizde obez olan ve fazla kilo problemi yaşayanların oranı nüfusun 66'sıdır. Türkiye'de ev kadınlarının yaşam tarzını değiştirirseniz, Türkiye'yi değiştirirsiniz. Ev kadınları hedef kitle seçilmelidir. Kadınlar eşlerinin, çocuklarının beslenmesinde ve spor yapmasında bile belirleyicidir.''

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı'ndan Doç. Dr. Meral Kayıkçıoğlu da, diyabet hastalıklarının ABD'de 14, Türkiye'de 20'li yaşlarda görülmeye başlandığını belirterek, ''20'li yaşlarda diyabeti görmeye başladık. Halk arasında gizli şeker denilen diyabeti yakalayabilirseniz, önleyebiliyorsunuz. Bu hastalıklara karşı doğru beslenme ve spor, şehirde de köylerde herkesin önceliği olmalıdır'' dedi.

Metabolik Sendrom Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Altuntaş da, kilolu ve bel çevresi geniş olan kişilerin diyabet testi yaptırmalarını isteyerek, ''Belirti aramayın. Diyabet yaşam ve beslenme tarzı bozuk olan herkesin kapısını çalabilir. İleriki yıllarda ne yazık ki çocuklarımızda diyabete yakalanma riski daha fazla olacaktır'' dedi.

Toplantıya Türkiye Kardiyoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Çetin Erol da katıldı.

Kadınlarda Stres Ve Kilo Alma (Şişmanlama)

Kadınlarda stres ve kilo alma (halk arasındaki yaygın adıyla: şişmanlama)

KADINLARDA STRES VE SİSMANLAMA

Kadınlarda kilo almanın en önemli nedenlerinden biri stresdir. Stres hormonlarda bozukluk yapan ve bu nedenle kilo alınmasına neden olan bir etkendir. Stresli durumlarda kilo alınması hormonlarda oluşan bozukluk neticesi iştahın artması ve atıştırmalar oluşmaktadır.

STRES VE ATIŞTIRMA

Stresde oluşan kadınlar incelendiğinde çoğunun çikolata, pizza, hamburger yediği veya tatlı gıdalar atıştırdığı saptanmıştır. Yine stresdeki kişiler daha fazla alkol tüketmekte ve kilo alınmasına neden olan fazla kaloriler alınmaktadır. Psikolojik desteğin olmaması, evde destek olmaması özellikle çalışan kadınlarda stresi daha da artırmaktadır.

STRES HANGİ HORMONLARI BOZAR

Stresli olduğumuzda böbreküstü bezinden salgılanan Kortizol hormonu artar. Bu hormon açıkma ve yeme atağını hızlandırma yapar. Kortizolu yüksek kişilerde kilo alınması daha fazla olur. Stresli kişilerde göbek bölgesinde yağlanma kortizol fazlalığından oluşur. Kortizol yüksekliği ayrıca metabolizmayı yavaşlatır ve kolay kilo alınır.
Strese bağlı olarak bozulan diğer hormon insülindir. Stresli kişilerde insülin hormonu etkisi azalır ve aşırı insülin salınımları olur. Sonuçta insülin direnci gelişir. İnsülin direnci ise açıkma atakları, şeker düşmesi ve atıştırmalar yapar.

İNSÜLİN DİRENCİ NEDİR? İnsülin hormonu, midenin altında bulunan pankreas bezindeki beta hücrelerinden salgılanır. Pankreas bezinden insülin salgılanması kan şekeri seviyesine göre ayarlanır. Kanda şeker artınca ilk 1-2 dakika içinde pankreastan insülin salgısı hızlı olur ve buna ‘’ilk faz insülin salgısı’’ denir. Bu salgı 3-7 dakika sürer. Daha sonra ikinci faz denen salgı oluşur ki, bu yavaş bir salgılanmadır ve devamlıdır.
Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi yediğimiz gıdalardan elde eder. Yemek yedikten sonra gıdalar bağırsaklarda parçalanır ve ufak şeker parçalarına dönüşür ve bağırsaktan emilerek kan akımı yoluyla vücudumuza dağılır. Enerji sağlanması için kan şekerinin, kas, karaciğer, yağ ve beyin gibi dokular başta olmak üzere hepsine girmesi gerekir. Kandaki şekerin hücrelere girmesi pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu sayesinde olur. Bir bakıma insülin enerjinin depolanmasını sağlayan bir hormondur. İnsülin hormonu yoksa veya olduğu halde etki gösteremiyorsa şeker hücreye giremediğinden kanda birikir ve şeker hastalığı ortaya çıkar. Kan şekerinin ayarlanmasında insülin çok önemli olmasına rağmen diğer hormonların (glukagon, adrenalin gibi) da kısmi etkileri vardır.

Kanda yüksek olan insülin önceleri kan şekerini hücrelere sokar, fakat daha sonra bu görevini yapamaz hale gelir. İşte insülin hormonunun yeterince etkili olamamasına İNSÜLİN DİRENCİ (Rezistansı) adı verilir. İnsülin direnci’ni kan damarıyla hücre arasında bulunan bir duvar olarak düşünebilirsiniz. Bu duvar (insülin direnci) kandaki glukozun kas ve yağ hücresine girmesini önler. Duvar yükseldikçe (insülin direnci arttıkça) kan şekerinin hücreye girmesi için daha fazla insülin salgılanması gerekir. Pankreastan salgılanan insülin hormonu salgısı, belirli bir süre sonra pankreas bezinin çok çalışmaktan dolayı yorulması nedeniyle azalır ve şeker hastalığı ortaya çıkar. Bu süreçte önce reaktif hipoglisemi (acıkma atakları), gizli şeker ve sonra aşikar şeker hastalığı ortaya çıkar
İnsülin Yüksekliğinin Belirtileri:
Yüksek insülin düzeyleri sizde şu sıkıntılara ve şikayetlere neden olur:
a)Sık acıkma ve şekerli gıdalar yemeye neden olur
b)Sabah yorgun kalkarsınız ve kendinizi gün boyu yorgun hissedersiniz. Özellikle öğleden sonraları bitkin olursunuz.
c)Daha sabırsız ve öfkeli olursunuz
d)Enerjiniz azalır, halsiz, bitkin ve yürüyecek haliniz kalmaz
e)Yemeklerden sonra uyku basar ve gün içinde uyuklamalar olur
f)Konsantre olamazsınız, beyin faaliyetleriniz zayıflar, sersemlemiş vaziyette gezersiniz.
g)Horlama ve uyku bozuklukları sıktır

Stres nedeniyle tiroid yetmezliği ve Hashimoto hastalığı da genetik eğiliminiz varsa daha erken ortaya çıkabilir.

STRESE BAĞLI KİLO ALMA VARSA NE YAPMALI

Önce hormonlarınızı ölçtürün. Bir Endokrin Uzmanına başvurun. ayrıca şunları yapmaya çalışın:

1. Yürüyüş yapın, merdiven inin-çıkın. Spor stresi azaltır.

2. İyi uyuyun. Uykusuzluk stresi artırır ve atıştırmaları artırır.

3. Çay, Kahve ve alkolden uzak durun

4. Derin nefes alma egzersizleri veya yoga deneyin.

5. Evde veya iş yerinde devamlı kapalı yerde kalmayın. Boş veya ara zamanlarda kısa da olsa dışarı çıkmaya çalışın
6. Müzik dinlein

7. Bahçe varsa bahçe işleriyle uğraşın

8. Dengeli Besleniz ve Glisemik İndeks Diyeti yapınız.




Gİ DİYETİ NASIL YAPILIR

Zayıflamak isteyen kişilerin glisemik indeksi düşük gıdalarla beslenmesi gerekir. Glisemik indeksi (şeker yükü) yüksek olan gıdalar yani rafine edilmiş şekerler, nişastalı yiyecekler, baklava, börek, reçel ve patatesin çok az yenmesi gerekir. Kişilerin her gıdanın glisemik indeksini ayrı ayrı bilmesi çok zor ise de, zayıflamak isteyen bir kişinin bazı gıdaların bu özelliğini bilmesi gerekir. Her türden şeker, bal, reçel, muhallebi ve keşkül gibi sütlü tatlılar, baklava ve kadayıf gibi irmikli ve unlu tatlılar, meşrubatlar, çikolata, bazı meyve suları, meyve kompostoları, bira, tatlı kekler, kurabiyeler, bisküviler ve tatlı pudingler fazla miktarda basit karbonhidrat (şeker) içerirler ve glisemik indeksleri (şeker yükü) yüksektir. Bu tür şekerlerden uzak durulmalı, beyaz ekmek, beyaz pirinç ve patates gibi şeker yükü fazla olan gıdalar az tüketilmelidir. Tüketilmesi önerilen düşük şeker yüklü gıdalar ise, yulaf, kuru baklagiller, kepek ekmeği ve tam buğday ekmeğidir.


Öğütülmemiş tahıldan yapılan gevrek ve ekmekleri tercih edin.
·Sebzeleri pişirmeden ya da buharda sadece yumuşayıncaya kadar pişirerek yiyin.
·Meyve ve sebzeleri kabuklarını soymadan yiyin; bu yiyeceklerin kabukları liften zengindir. Yapılan araştırmalar meyvelerin kabukları ve çekirdeklerinin etli kısımlarından daha fazla antioksidan özelliğe sahip olduğunu göstermiştir. Çorbaya ve salataya arpa veya fasulye ilave ederek posa oranını artırın. Salatalara keten tohumu ilave ederek hem posayı artırın hem omega 3 alımını artırın.
·Öğünler arasında bir şeyler yemek istediğinizde, meyve, sebze ya da kuru meyveleri (kuru üzüm ya da kuru incir gibi) veya badem ve cevizi tercih edin.Badem ve cevizde lif oranı yüksektir.
·Beyaz pirinç pilavı yerine bulgur pilavını daha sık yiyin.
·Kahvaltılarda yulaf veya buğday ezmesi yiyin.

Gebelik ve Menapoz'da Kilo Alımı

Kadınlar için iki önemli ve hassas dönemdeki kilo sorunları:

Prof. Özata: Erişkin kadınlar özellikle gebelik ve emzirme döneminde, doğum kontrol hapı kullanırken ve menopoz döneminde kilo alırlar. Doğum sayısı arttıkça alınan kilolarda artma olmaktadır. Bu dönemlerde kadınların kilo almamak için beslenmelerine dikkat etmesi ve egzersizi bırakmaması gerekir. Kilo alan bir kadının doğum kontrol ilaçlarını kullanmaması gerekir.

Menopoz döneminde ortaya çıkan kilo alma olayı kanda kadınlık hormonu denilen östrojenin azalması neticesinde oluşur. Azalan östrojen hormonu çeşitli mekanizmalarla metabolizmayı yavaşlatarak kilo alımı yapmaktadır. Menopoz tedavisi için ilaç alınsa bile kandaki östrojen hormonu tam olarak düzelmediği için de menopozdaki kadınlarda kilo vermede sıkıntılar olmaktadır. Bu hastalarda diyet, egzersiz ve bazı zayıflama ilaçları faydalı olabilmektedir. Menopoza girdikten sonra mutlaka açlık ve tokluk kan şekeri ile tiroit hormon tetkiklerini yaptırmakta fayda vardır.

Kadınlarda yumurtalık kistleri de kilo yapar mı?

Prof. Özata: Her kist kilo yapmaz ancak Polikistik Over Sendromu denen bir hastalık kadınlarda kilo atışı ve şeker hastalığına yatkınlık yapmaktadır. Bu hastalarda ayrıca tüylenme ve adet bozukluğu vardır. Teşhis için hormon tetkikleri ve yumurtalık ultrasonu yapılır. Tedavide bu hastalığa yönelik ilaç tedavileri uygulanır.

Yaş arttıkça insanlar neden kilo alıyor?

Prof. Özata: Yaşla birlikte kilo artımının bir nedeni, kanda pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu ile böbreküstü bezinden salgılanan kortizol hormonunun artmasıdır. Her iki hormonda çeşitli mekanizmalarla yağ birikimi artırmaktadır. Aslında bu hormonlar yağların parçalanmasını veya erimesini engelleyerek yağ miktarının artmasına neden olurlar. Diğer bir neden de yaşla birlikte hareketin azalmasıdır.

Kullanılan bazı ilaçlar da kilo aldırabilir mi?

Prof. Özata: Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar kilo aldırır. Bu ilaçlar kullanılırken beslenmeye dikkat etmeli ve hareket artırılmalıdır. Kilo artıran ilaçlar arasındaşunları sayabiliriz:

• Psikiyatrik hastalıklar ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar

• Kortizon

• Doğum kontrol hapları

• Tansiyon ve kalp hastalığı tedavisinde kullanılan beta bloker grubu adı verilen ilaçlar (Dideral, Tensinor, Beloc gibi)

• Şeker hastalığı tedavisinde kullanılan tabletler ve insülin tedavisi

• Epilepsi (sara) hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar

• Alerji, grip-sinüzit tedavisinde kullanılan antihistaminik adı verilen ilaçlar.

Erkeklere Göre Kadınların Kilo Vermesi Daha Zor

Kadınların, erkeklere göre daha zor kilo verdiğini anlatan bir haber:

DSÖ'ne göre bir milyardan fazla yetişkin aşırı kilolu. Bu yetişkinlerin en az 400 milyonuysa obez. Kulağa ne kadar alışıldık gelirse gelsin, doktorlar kilo vermenin en iyi yolunun az yemek ve egzersiz yapmak olduğunu söylüyor.
Amerika'nın Sesi Televizyonu'nun haberi.
Washington D.C., 25 Mayıs 2010 13:28

Biyolojik olarak kadınlar erkeklere kıyasla daha fazla yağ depoluyor ve daha az kaloriye gereksinim duyuyor. Bir çok kadın ve erkek için her gün bir saat spor yapmak kolay değil. Kadınların çoğunun bir günü ev işleri, çocuk bakımı ve çalışma hayatıyla dolu geçiyor. Günün sonunda, en azından Amerika'da gerçek bir yemek hazırlamaya az zaman kalıyor ve aileler fast food yemeklere yöneliyor. Bu tür gıdalarsa daha şişmanlatıcı.
Ancak Boston'da spor yapan kadınlar egzersizi günlük yaşamlarının bir parçası haline getirmeye kararlı. Jane Davern, "Kilomu korumama ve sağlıklı kalmama yardım edecekse her gün bir saat egzersiz yapmaya razıyım," diyor. Jean Holmes da "Kilomu muhafaza etmek için gerekiyorsa elbette bir saat spor yaparım," diye konuşuyor.
Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi aşırı şişmanların sayısının 1991 ve 2000 yılları arasında yüzde 60 arttığını açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü başka ülkelerde de bir milyardan fazla yetişkinin aşırı kilolu olduğunu söylüyor.
Kilo kaybetmek için tonlarca yöntem olsa da yeni araştırma, kilolarını diyet yapmadan muhafaza eden orta yaş ve üstü kadınlar üzerinde yapıldı.
Imin Lee ve ekibi Boston'daki Brigham ve Kadın Hastanesi'nde ortalama yaşı 54 olan 34 bin kadından alınan verileri inceledi. 13 yıl boyunda kadınlar üç ayrı gruba ayrıldı. Birinci grup her gün 60 dakika spor yaparken, ikinci grup spora 30 dakika ayırdı. Üçüncü grup da her gün yarım saatten az egzersiz yaptı. Son iki gruptaki kadınların daha fazla kilo alması bekleniyordu. Araştırma süresince katılımcıların kilosu ortalama 2 kilo 700 gram arttı. Aşırı şişman kadınlarda egzersizin işe yaramadığı görüldü.
Şişman kadınlarda spor yapmak kilo kaybına yol açmasa da kalp hastalığı, kanser, şeker gibi bir çok kronik hastalık riskinin azaltılması mümkün. Araştırmacılar egzersiz yapmanın hastalıkları önlediğini, kilo vermek için de az yemenin şart olduğunu söylüyor